Düzen Bağımlısı mıyız?

Çocukların yaşadığı bir evde ne kadar düzenli olunabilir diye bir soru aklıma geldi 🙂
Yalnız yaşarken tamamen kendime ait düzenimde hiçbir müdahale olmaksızın yaşamak ne büyük rahatlıkmış! ve de ayrıcalık!. İstediğim zaman dağıtır istediğim zaman toplar, canım nasıl isterse öyle yaşardım. Evlenip bir de üstüne üçüncü birey aramıza katıldığı zaman düzen konusundaki abartılı bağımlılığımın farkına vardım. Bırakın evin mütemadiyen dağılıyor olmasını benim zihnimin dağınıklığı depresif olmama yetiyordu zaten 🙂
Derken, önce zihnimi sakinleştirip bu değişime uyum sağlamak için eğittim. Ardından da dağınıklık olarak gördüğüm sinirimi bozan şeyleri öyle görmemeyi öğrendim. Çünkü düzen konusundaki bağımlılığımı kendime yakıştıramadım doğrusu. Bu kadar ufak şeylere taksam yeni hayatımdan nasıl keyif alabilirdim ki? Evde yeni bebek olunca gelen giden çoğalıyor, pişen yemek miktarı çoğalıyor, telefon eden çoğalıyor bunun gibi pekçok şey herşey değişiyor, o zaman siz de değişmek durumunda kalıyorsunuz tabiki. Bebeklerin doğduktan sonra başlayan ve büyüdükçe çoğalan evdeki kurulu düzeni bozma halleri kişilere çok şeyler öğretiyor bence. Evdeki bütün dolaplar açılıyor, içlerindekiler yerlere atılıyor, tüm ses çıkaran şeylerin sesleri dinleniyor, kimi kapı zillerine meraklı oluyor, kimi musluk açma kapama peşinde koşuyor, kimi telefonu elinden düşürmez, kimi buzdolabını açıp herşeyi indirme peşindedir.. :)) gibi asab bozucu durumlara karşı ne yapacağız?
Ben şahsen, izin verebildiğim kadar veriyorum ama benim de sabrımın bir sınırı var. Bir süre, Can biraz daha büyüyüp sosyalleşene kadar hayatımın bana ait bazı bölümlerinden vazgeçmeye, bu zamanları Can’a ayırmaya karar verdim. Onunla birlikteyken başka şey yapmayı aklımdan (veya gönlümden) geçirmediğim zaman yalnızca onunla olan zamanı yaşıyorum ve bu anlar hiç unutulmayacak şekilde hafızama kaydoluyor.

You may also like

Leave a Comment