bütün hayat bir AN’dan ibaret olsa..

Can’ın son zamanlarda neler neler yaptığını hiç burada yazamadım değil mi?
Öyle büyük değişimler yaşıyor ki her gün yeni şeyler duyuyorum yeni davranışlarını görüyorum. Bu inanılmaz bir keyif veriyor. Hem de farkında olmadan bir dinamizm getiriyor hayatıma galiba. Kaç yıl daha böyle devam eder bilemiyorum ama monotonluğun o kadar dışındayız ki şu anda, keşke hiç bitmese bu hallerimiz..
Anneanneler dedeler hani derler ya; çocuklar küçükken bir an evvel büyüsünler istiyorduk -büyüsünler de üzerimizdeki yükleri kalksın gibisinden- büyüyünce de anladık ki meğer en güzel zamanları bu zamanlarmış… benim de hep aklıma geliyor bu sözleri çünkü çevredeki herkesten de duyuyorum.
Belki de bunun sebebi çocukların büyürken hayatımıza kattığı dinamikliktir. O anda belki çok yoruluyoruz ve şikayet ediyoruz fakat atıl kalmanın verdiği durağanlık çok daha kötü birşey.. küçük çocuklu evlerde devamlı bir karmaşa bir gürültü bir bağırış çağırış çok canlı bir hayat var aslında.
İnsan sınırlarını zorlamadan gerçekten yaşadığını nasıl hissedebilir ki..
Doğal bir tembellik isteği var elbette ama varlığın içsel bir değişim isteği de var ve bu diğerinden daha güçlü bence.. o değişimi size çocuklar yaşatıyor bence..

Ve yıllar sonra aslında akılda kalan şikayetler yorgunluklar değil hayatın TAM içinde olmanın verdiği keyif oluyor.

Şu anda yine iyimserlik modunda hayatımın yoğunluğundan nasıl keyif alabilirim diye kendi kendime yorumlar yapıyor olabilirim 🙂 🙂 bazı varlıksal seviyelerde şu 70-80 yıllık dünya hayatımızın bir an -sadece bir an- olduğu bu hayatta daha başka ne yapmamı tavsiye edersiniz ki 🙂

Can’ın neler neler yaptığını başka yazıda toplayacağım..

You may also like

Leave a Comment