26.Ekim.2010

1.Ekim.2010’da doktoruma rutin muayene için gittiğimde hayatımın o andan sonra böylesine değişeceğini tahmin bile edemezdim. Sanki yukarıda hazır bekliyormuş gibi hemencecik geliveren bebeğimin sağlıklı bir şekilde büyüyeceğinden, sağlıklı doğacağından o kadar emindim ki.. Hayat bana ani bir şok yaşattı. Belki hiçbir şeyden bu kadar emin olma mesajını tekrar verdi.. Teknik olarak bu kaybın sebepleri, benim, doktorumun ne yaptığı, insanlara neler yaşattığım hepsi ayrı ayrı detaylar..

Bu dünyada yaşanan tüm duyguların genellikle pozitif olanlarını görmeyi seçen ben, bu şoktan sonra acıların da ne kadar yoğun, kederin de ne kadar fazla olduğunu görür oldum. Diğer tarafa fazlaca geçmemiş olan ben, şimdi ne kadar da üzüntünün tam ortasındayım…

Sebeplerini göremesemde, kendi varlığım için en hayırlı olan durumun bu olduğunu bilen ve bunu bildiğim için şükreden ben, hayatımın mihenk noktalarından bir tanesini yaşadığım bu dönemde -37 yaşımda- artık hayata ve herşeye daha farklı bakmak zorunda olduğumu hissediyorum…

Yaşadığım travmanın oğlumu büyütürken onun hayatına nasıl etki edeceğini zamanla göreceğim. Kendisinin de bu durumu kendi adına hayırlı olacak şekilde seçtiğini biliyorum..

You may also like

Leave a Comment