Duygumu ifade etmem zayıflık mı olur?

Birkaç hafta önce Crebro’nun bir yazısını okumuştum. Duygularla ilgili bir yazı yazmış. Yazının adı otomatik gülüş. www.crebro.net ten okuyabilirsiniz. Kısacası farklı kültürlerde duyguları ifade etmenin farklılıklar gösterdiğini anlatıyor. Öncelikle İngilizlerde bunu görüyoruz, sonra Amerikalılar da öyle.

Duygulara hakim olmakla, duyguları baskılamak aynı şey değil. Ama aynı davranış şeklinde gözükebiliyor bazen. Aradaki ince farkı çok dikkat edince anlıyor insan veya karşısındakini daha iyi tanıdıkça anlıyor.

Duygulara hakimiyette bir olgunluk ve hayatı/insanları oldukları haliyle kabulleniş vardır. Herhangi bir olaya herhangi bir tepki veren insana OLGUN yaklaşma vardır. Tepkisel değil. Karşımızdaki insan kendi değer ve inançlarımıza uygun konuşmadığı zaman hemen tepki veririz. Hayır doğru değil, doğru olan benim inancım, bıdı bıdı bıdı.. bu tipik bir duygusal tepkidir. Bu duyguyu bastırdığın zaman tepkisiz kalırsın ama dıştan tepkisin kalırsın, içerde bas bas bağıran bir ses hala vardır ve içerde kaldığı için büyümektedir… işte bence zararlı olan bu. İçinden gelen tepkiyi dışa vuramamak.

Gerçek duygulara hakimiyette içten de dıştan da bir tepki yükselmez. Çünkü onda her insanı her şekliyle kabullenmek vardır, duygu halinin üzerine çıkmış bir kabullenme, insan sevgisinden kaynaklanan bir kabullenme.. Mevlana veya Yunus Emre misali..

You may also like

1 comment

Leave a Comment