Tatil Anıları – 1

 

Öncelikle İzmir’den başlamak istiyorum.

Tam bir hayal kırıklığıydı benim için..

8 sene yaşadığım o güzel şehir, ve sonrasındaki 13 sene Ankara’da hep özlediğim o güzel şehir bana bu sefer çok keyifsiz geldi..

Ankara’ya alıştığım ve kışlarını bile artık çok sevdiğim halde, İzmir’e gitmek benim için her zaman harika olmuştu.. Ama bu sefer.. O kadar bakımsız, o kadar özensiz, o kadar sıkış tepiş, o kadar ikinci sınıf geldi ki.. Kendime bile şaşırdım doğrusu..

İlk sabahımızda Can’ı kahvaltıya götürdüm, sahildeki cafeye.. Yasemin cafeydi galiba.. İkimizde çok keyifliydik ama ne servis ne     kahvaltı ne bahçe hiçbir şey İzmir’e yakışır değildi.. Hani küçük bir şehirin küçük bir mekanına gitmişim gibiydi. Oysa ben İzmir’de ve üstelik en güzel yerinde, denizin kenarında bir mekandaydım…

   Sonra Can’la Doğal Yaşam Parkı’na gittik. Geliş sebebimiz buydu.. Can’a aylar öncesinde verdiğim sözü ancak tutuyordum..

Can iki buçuk yaşındayken geldiğimizde çok beğendiğimiz Doğal Yaşam Parkı malesef neredeyse mahvolmuş durumdaydı..

Hiçbir canlılığı kalmamış, terkedilmeye yakın bir haldeydi. Hala ziyaret edenler var, bilet kesiliyor, hayvanlar mevcut -biz sıcaktan dışardı çıkmadıklarını varsaydık- fakat enerjisi kalmamış resmen parkın..

Can önceki halini hatırlamadığı veya hatırlasa bile kıyas yapacak yaşta olmadığı için elbette ki zebrayı, zürafayı, filleri, aslanları görmekten memnun oldu…

Ama benim İzmir’e geliş sebeplerimden birçoğu da ortadan böylece kalkmış oldu..

Herşey kısmet..

Bir dahaki sefere, Çeşme, Urla, Seferihisar, Balıklıova, Karaburun gibi yerlere gitmek ve oraları tekrar görmek istiyorum.

Bir yerde en dikkat çeken şey oranın renkliliği, yeşilliği, canlılığı ve enerjisi bence. Bunlar olmayınca insan beğenemiyor gittiği yeri.

Havanın sıcak olması bahane değil, yalnızca bakım ve ilgi gerekiyor o kadar.

Bir yeri yapıp ondan sonra da kendi haline bırakırsanız böyle olur işte.

Doğal Yaşam Parkı tam bir felaket…

 İzmir Bostanlı ‘daki balıkçı barınağını aşağıdaki şekilde hayal ediyorum, çok mu uçuyorum??

İstesek biz de yapabiliriz! Keşke..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

You may also like

Leave a Comment