Tag: Alfie Kohn

Övgü Bağımlılık Yaratır..

Florida Üniversitesi’nde bir araştırmacı olan Mary Budd Rowe, öğretmenleri tarafından aşırı övülen öğrencilerin soruları cevaplarken daha çekingen davrandıklarını ve cevaplarını soru sorar gibi verdiklerini (‘sekiz mi?) saptamış. Bu öğrenciler, bir yetişkin onlarla aynı fikirde olmadığı zaman hemen kendi fikirlerinden vazgeçme eğilimi göstermişler. Aynı zamanda bu çocuklar, zor görevlerde daha çabuk pes edip diğer öğrencilerle fikirlerini paylaşmada daha az istekli davranmışlar.

Kısacası, ‘Aferin!’ çocuklara güven duygusu vermez, eninde sonunda kendilerini daha az güvende hissetmelerine sebep olur. Hatta, bol övgü bizi bir kısır döngüye bile sürükleyebilir; biz onları övdükçe onların övgüye olan ihtiyaçları artar ve daha fazla övmemiz gerekir. Ne yazık ki bu çocukların bazıları, yaptıkları şeyin iyi olup olmadığını onlara söyleyip sırtlarını sıvazlayacak birilerine ihtiyaç duyan yetişkinler haline gelecekler. Eminim evlatlarımız için istediğimiz şey bu değildir.

Alfie Kohn

Telif Hakkı © 2001, Alfie Kohn, Küçük Çocuklar, Eylül 2001 sayısından alınmıştır ve yazarın izni ile Selime Onmuş tarafından çevrilip basılmıştır. Bu konu hakkında daha fazla bilgi için lütfen www.alfiekohn.org adresini ziyaret edin.

“Aferin” demeyi bırakabilmek gerekiyor..

Kötü davranışları ortadan kaldırmak için olumlu davranışları övmeyi seçmenin uzun vadede etkisi yoktur. İstenen sonucu aldığımızda bile, çocuğun ‘doğru davrandığı’nı söyleyemeyiz; doğrusu övgünün onu ‘doğru davrandırttığı’dır. Bunun alternatifi, çocuk ile beraber hareket edip, bu şekilde davranmasının sebeplerini bulmaya çalışmaktır. Bazen çocukların bize boyun eğmelerini sağlayacak yöntemler bulmak yerine kendi isteklerimizi tekrar gözden geçirmemiz gerekebilir. (Dört yaşında bir çocuğa ‘Aferin!’ diyerek onun uzun bir sınıf toplantısında ya da bir aile yemeğinde sessizce oturmasını sağlamaya çalışmak yerine küçük bir çocuktan böyle birşey istememizin mantıklı olup olmadığını sorgulamamız gibi.)

Aynı zamanda çocukları da karar verme sürecine dahil etmemiz gerekir. Eğer çocuk diğer insanları rahatsız eden şeyler yapıyorsa daha sonra onunla oturup ‘Bu sorunu çözmek için sence ne yapmamız gerekir?’ diye sormamız, tehdit veya rüşvetten muhtemelen daha etkili olacaktır. Bu yöntem, bir yandan çocuğun problem çözmeyi öğrenmesini desteklerken öte yandan ona fikirlerinin ve duygularının önemli olduğunu da gösterecektir. Tabii ki bu yöntem zaman, ilgi, yetenek ve cesaret gerektirir. Çocuk bizim uygun gördüğümüz şekilde davrandığında ona ‘Aferin!’ demek bütün bunları gerektirmez. İşte bu yüzden çocuklara ‘yaptırılan’ şeyler, çocuklarla ‘beraber’ yapılan şeylerden daha popülerdir.

Telif Hakkı © 2001, Alfie Kohn, Küçük Çocuklar, Eylül 2001 sayısından alınmıştır ve yazarın izni ile Selime Onmuş tarafından çevrilip basılmıştır. Bu konu hakkında daha fazla bilgi için lütfen www.alfiekohn.org adresini ziyaret edin.