Tag: Farkındalık

Hayatın yanında olmak..

Ne demek?

Bir hayatın karşısında olanlar var bir de yanında olanlar. 

Yani ben öyle yorumluyorum. 

Yanında olmak ‘onunla birlikte akmak’ demek.. O’na güvenmek onun getireceklerine teslim olmak demek. Ne getirirse getirsin içinde şükredecek bir durumun olduğunu bilerek yaşamak demek. Acı çekmemek demek değil veya umursamadan yaşamak demek değil. Belki en çok da onlar yaşıyor tüm zorlukları. Sadece şikayet etmiyorlar çünkü karşılarında bir düşman yok. Aksine yol açan bir rehber var. Adı da hayat.. Eskilerin “vardır bunda da bir hayır..” dedikleri gibi.. Hayatın yanında olunca; markette cüzdanınızı düşürdüğünüz zaman sizi arayıp cüzdanınız bizde gelip alabilirsiniz diyen birileri oluyor, arabanızın kapısını açık unutup gittiğinizde yine sizi bulup haber verenler oluyor, önemli bir toplantı öncesinde bir evrak eksik götürdüğünüzde o evraka şu anda ihtiyacımız yok diyenler oluyor, yurt dışında öğrenciyken paranız bittiğinde ailenize söylemek istemediğinizde bile bankada birdenbire size yollanmış bir para bulduğunuz oluyor.

Seneler geçtiğinde dönüp baktığımız pek çok olayda, “isyan etmiştim ama iyi ki yaşamışım çok şey öğrendim” dediğimiz anlar vardır ya, kasıldığımız o anlarda hayatın yanında olamadığımızı anlamalıyız sanırım.  

Hayatın karşısında olanlar ise günün büyük kısmını tehlikelerden korunmak için yaşarlar. Hasta olmamak için, işten kovulmamak için, aç kalmamak için, birisini kaybetmemek için vs… sanki karşılarında bir düşman var ve onlar o düşmanla savaşmak için doğmuşlar.. 

Mücadelenin de pozitif yapılanı ve negatif yapılanı var galiba. Pozitifsek mücadele sırasındaki düşmelere çok aldırmıyoruz, ama negatifsek düşmelere aşırı öfkelenip kendimize zarar veriyoruz. 

 

Denge

Her yerde konuşuluyor ama hiç yapılamıyor.. 

Anne çocuğuyla ilişkisinde dengesiz, ya otoriter ya da çok esnek..

Patron çalışanlarıyla ilişkisinde dengesiz, ya çok sert ya da çok umursamaz.. 

Sevgililer ilişkilerinde dengesiz, ya çok kontrolsüz ya çok kontrollü..

Öğretmenler öğrencileriyle ilişkilerinde dengesiz, ya çok disiplinlilerdir ya da çok boşvermiş..

İnsan doğayla ilişkisinde dengesiz, ya tamamen inzivada ya da şehir kaosunda kaybolmuş..

Yok mu bu dünyanın herhangi bir köşesinde bir denge??

Görüp de model alabileceğimiz bir denge??

İnsanın bütün mücadelesi ilişkiler üzerinden yaşanıyor değil mi.. O mücadelede ya bir uca savruluyoruz ya da öbür uca.. Ve çocuklarımız da bunu öğreniyor.. Bütün iş bu uçlarda olduğunu fark etmekle başlıyor galiba.. yaşadığımız düşünce selinde o düşüncelere “sen bi dur” diyebilip arkada izleyen konumuna geçip izlemek lazım…

43 yaşımı bitirdiğim bugünde kendime aldığım özel not; Nihan, hiçbir fikre hiçbir düşünceye ait değilsin. sen sadece varolan her şeye sevgini ve saygını yaşatmaya çalışan bir gözlemcisin..

Çocuklar Büyüyor ve Biz de…

Küçükken bir an önce büyüsün isteriz, büyüyünce de ne güzeldi eski günler deriz..

Niye hep içinde olduğumuz AN’ı değilde başka bir AN’ı istiyoruz?

Hep bir sonraki AN için özlem duyuyoruz?

Çok acaip bir mutsuz olma iştahı var herkeste..

Gerçekten insan dışında hiçbir varlık kendisine bu kadar acı çektirmeye istekli değil şu dünyada..

Daha yukarıdan bakmak bu kadar zor olamaz, çıldırdığımız her hangi bir durumda o ortamdan çıkmak (zihinsel olarak) ve daha yukarıdan bakmak ve olayın ne kadar da anlamsız olduğunu görmek, hele hele çıldıracak bir şey hiç olmadığını görebilmek lazım. İşte bunu biz hangi anlarda idrak ediyoruz biliyor musunuz, çok büyük acılar yaşadığımız zaman idrak ediyoruz. “Ya ben ne küçük, ne önemsiz şeylere kızmışım, üzülmüşüm bu güne kadar” deyip….

Evet çocuklar ebeveynlerin sınırlarını genişletmekle görevliler sanki.. Sanırım büyüme çağında annenin hem çok yorgun hem çok kızgın ama bir o kadar da yoğun zihinsel ve ruhsal gelişimi yaşandığı için o dönem bittiğinde bu kadar çok özleniyor..  Çünkü olayların bağırış çağırışın içinde hep sınırları genişletme esneme hareketleri var.. Dolayısyla bir gelişim var.. Çocuklar kendi hayatlarını kurduğunda yine sıkıntılar bitmiyor tabi çünkü gelişim için sıkıntı şart.

Yani büyümelerine şahit olmak hem güzel hem de yorucu. Çocuklarımız bizim şükür sebebimiz, keşke her anlarını zevkle yaşayabilsek..

Living in Now

“Whenever anything negative happens to you, there is a deep lesson concealed within it, although you may not see it at the time.”

“Negatif bir şey yaşandığı zaman, o an için görülemese de bunun içine gizlenmiş derin bir ders mevcuttur.”

Eckhart Tolle