Tag: Kitap

Çocuğunuza şefkatli bir şekilde baskı uyguladığınız zaman…

” İnsanlar kontrol edildikleri zaman kendilerini aşağılanmış ve dışlanmış hissederler. Çocuğunuza şefkatli bir şekilde baskı uyguladığınızda ise, sadece kafası karışır ve hissettiği aşağılanma duygusunun yersiz olduğunu ve bunu bastırması gerektiğini düşünür. “Annem ve babam o kadar iyiler ki, kendimi neden böyle kötü hissediyorum? Hata bende olmalı.” Bunun karşılığında, ebeveyn de çocuğun itaat etmesine aldanır ve uyguladığı kontrolün çocuğa fayda sağladığına inanır, oysa çocuk aslında incinmiş ve kafası karışmıştır.

En çaresiz anlarımızda, çocuğumuzda korku yaratan disiplin yöntemlerinin, onu daha iyiye götürdüğüne değil, sadece korkuya dayalı bir itaate yol açtığını hatırlamamız gerekir. İstediğimiz şeyler saygılı davranarak da elde edilebilir; bu nedenle çocuğunuzu inciten, benliğini ihlal eden ve aranızdaki ilişkiye zarar veren eski yöntemlere başvurmanız gerekmez. Çocuğunuz kendisi gibi olma konusunda kendini güvende hissettiğinde, sizi memnun etmek için değil, başarmak istediği için uyumlu davranır. Sizden korktuğu için değil, sizi sevdiği için düşünceli ve nazik davranır.  “

Naomi Aldort

(Çocuğunuzla Birlikte Büyümek)

 

Çocuk öfkelendiğinde…

” Çocuğunuzun öfkesini geçersiz kılacak bir şey söylemekten kaçının, mesela “Aşırı tepki gösteriyorsun”  veya “Neden bu kadar kızgınsın? O kadar da önemli değil”gibi. Öfkesi geçersiz kabul edilen bir çocuk kendisiyle ilgili olumsuz bir imaj geliştirir ve giderek daha kırgın ve güvensiz olur. Genellikle daha da savunmacı olur ve yapıcı çözümleri görmekte zorlanır.

Öfkeli bir çocuğun, kendisini keşfetmesini teşvik edebilmek için tepkinizi kendinize saklamalı ve çocuğu düzeltmekten veya kontrol etmekten kaçınmalısınız. Kontrolü elden bırakabilme beceriniz, güçlü olmakla ilgili bir davranıştır çünkü kendinizi zihninizin tepkilerine teslim etmezsiniz; bunun yerine, çocuğunuza odaklanırsınız, tepki vermekten yaratıcı olmaya, zayıflıktan güçlü olmaya doğru geçiş yaparsınız. Gerçek güç zorlayıcı değil, sevecen olmaktır.

Naomi Aldort

(Çocuğunuzla Birlikte Büyümek)

Çocuğunuzun Öfke Nöbetleri

” Çocuğunuzun öfke nöbetleri karşısında paniklerseniz, bunu bir araç olarak kullanmayı öğrenmekle kalmaz, aynı zamanda duygularından korkmayı ve çok ciddiye almayı öğrenir. Kendi duygularından korkabilir çünkü sizin de kendi duygularınızla baş edemediğinizi görür: “Duygular korkunç şeyler olmalı, onlardan kaçınmalıyım.”

Duygular karşısındaki tamamen dramatik olan bu tepki, duygulara abartılı bir önem katar, onları korkutucu ve güçlü hale getirir. Diğer yandan, çocuklarımızın duygularını dramatik hale getirmeden sakin ve anlayışlı bir şekilde yaklaştığımızda duygularını güvenli bir şekilde hissedebilmelerine olanak tanırız. Duygular yaşanmalıdır ki, onlara takılıp kalmadan hayatımıza devam edebilelim. Gerçek acılara yol açan şey, direnç göstermek ve inkar etmektir. ”

 

Naomi Aldort

(Çocuğunuzla Birlikte Büyümek)

 

Çocukla Birlikte Büyümek nasıl olur?

Naomi Aldort’un kitabında gördüğüm en büyük farklılık, onun “kendini bilmek” üzerine de yazmış olması. Kitabın konusu çocuk yetiştirmek ama çocuğu yetiştiren kişinin kendisini tanıması gerektiğini keşfetmiş. ÖNCE Kendisini Tanıması gerektiğini… buna böylesine değinen başka kitaplar görmedim. Devamlı annenin kendi çocukluğunda yaşamış olduğu acılardan, kırgınlıklardan bahsediyor, bunları tamir etmeden bir çocuğu sağlıklı bir şekilde yetiştiremeyeceğini söylüyor, ki MÜTHİŞ bir KEŞİF, tam olarak olayın ÖZ’üne dokunmuş..

” Kendimizi bırakıp çocuklarımızı koşulsuz sevmemizin önündeki tek engel, acılarımız ve korkularımızdır.”

“Kendi değerlerinin farkında olmayan ebeveynler kendilerinden de emin olamazlar.”

“Ebeveynlik kendinizi tatmin etmekten, başkalarının tatminleriyle mutlu olmaya doğru büyük bir adım atmayı gerektirir.”

“Sahip olduğunuz değere güvenmek ve sevgi görme endişesi duymamak, çocuğunuzu severken sizi özgürleştirir ve onun hayatına yaptığınız katkılardan keyif almanızı sağlar.”

“Çocuğunuza bağlılığınız, sizin korkularınızdan daha güçlüyse, sınırlarınızı aşabilirsiniz ve çocuğunuz da gelişebilir.”

Yeni Çocuk Yeni Anne!

Tam da çocuğuma karşı nasıl değiştiğimi düşünürken, pişman olduğum sözler, davranışlar artmışken, oğlumun azgınlığını dizginlemek için ne yapabileceğimi bilemez bir halde sinirlerim gergin bir biçimde akşamlarımı geçiriyorken ve herşeyden önemlisi

ve tam da çocuk büyütmekle ilgili inandığım ilkelere inancımı kaybetmeye başlamışken !

imdadıma Naomi Aldort’un kitabı yetişti!

“Çocuğunuzla Birlikte Büyükmek”

Herşeyin üstüste geldiği anlar olur ya, işte YİNE neye uğradığımı şaşırdığım bir dönemdeyken, sabrımın sınırlarını zorlayan minik oğluma karşı gerildiğim anlar çoğalmaya başlamıştı. Hem onun hastalığıyla uğraşmak, hem annem, hem işim, hem kendim bu sefer çok fazla geldiler hepsi üzerime! Can değişti, değişti ama bu değişimi bütün annelerin de yaşadığını hatırladım bu kitapla birlikte, belli bir dönemden sonra annelerin çoğunluğunun çocuklarına -bebekliklerinde gösterdikleri sabır ve onaylamayı- başaramadıklarını hatırlattı bu kitap. Ben de sadece ben miyim değişen anne! diye kendimi kasıyordum!

İnanılmaz pozitif inanılmaz sevgi dolu aynı A.S.NEILL gibi. Sonsuz onaylama ve sonsuz sevgi odaklı, çocuğu yönetmek çocuğu kontrol altına almak amaçlı geçmiş nesillerin katı yöntemlerinden çok uzak bir yaklaşım.

Ben de EBRU gibi alıntılar yapacağım bu kitaptan, işte bir tanesi:

” Pişmanlık duyduğumuz davranışları ve sözleri kabullenmek isteriz, ama “Seni kırdığım için üzgünüm” dediğimizde, çocuğun duygularının sorumluluğunu da üstleniriz. Yaptığımız şeyden pişmanlık duysak ve incitici olduğunu fark etsek bile, çocuğa kendi duygularını hissetme hakkını vermeliyiz. Ayrıca, hissettiklerine bizim neden olduğumuzu söylediğimizde, onun tepkilerini kontrol edemeyen zayıf biri olduğunu ima etmiş oluruz. Böylece kendisini kurban olarak görmeyi ve duygularından dolayı başkalarını suçlamayı öğrenir.”

“Kendi duygularının sahibi olduğunu kabul ettiğinizi ona gösterirseniz, duygusal açıdan daha kolay iyileşebilir, tepkileriyle ilgili daha fazla tercih imkanı olur ve tepkilerini daha fazla kontrol edebilir. Çocuğunuzun duygularını şekillendirmekten kaçının, bırakın tepkilerini kendisi oluştursun.”